|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
|
#1 (Kalıcı Bağlantı) |
|
.:shadomania.:
![]() ![]() ![]() ![]() |
“Sadece tecrübe sayesinde bir şeyler öğrenebiliriz ve hiçbir zaman bir olayı, akıl yoluyla tamamen kavrayamayız" diyen, Friedrich August von Hayek'in bu sözlerine, üniversiteden yeni mezun biri nasıl cevap verir? "Tüm iş ilanlarında şu kadar yıl tecrübe arıyorlar... İyi ama bize şans vermezlerse, biz bu tecrübeyi nerede kazanacağız?..." demezler mi? Haklı da olmazlar mı? "Tecrübe" dediğimiz deneyim, insan hayatında olduğu kadar, şirketlerin hayatında da önemlidir. Tecrübe eskilerin dediği gibi, "insanın başına gelen bir şey değildir." Peki nedir öyleyse? "insanın, o başına gelenle ne yaptığıdır" tecrübe. Ünlü ressam Pablo Picasso ile ilgili hikayeyi bilirsiniz. Picasso, Paris'te, Sain Germain'de bir kahvede otururken, karşısına Amerikalı bir kadın turist gelir. - Siz Pablo Picasso'sunuz değil mi? İspanyol ressam "evet" der. Kadın müthiş bir heyecanla ressamın ellerine sarılır. "Ne olur bana bir resim yapın!" Picasso, garsondan bir kağıt ister ve üstüne çiziktirmeye başlar. Amerikalı kadın turist zevkten dört köşe, ressamı seyretmektedir. Bir süre sonra, Picasso, resmi tamamlar ve kadına uzatır. Mutluluktan uçan kadın Picasso'ya "Borcum ne kadar?" diye sorar. Picasso, "5 bin dolar Madam!" der. Kadın şaşırır. "Ne diyorsunuz 5 dakikada yaptığınız resim için 5 bin dolar mı istiyorsunuz?" - 5 dakika değil Madam, 60 yıl artı 5 dakika. Picasso'nun cevabı, en beğendiğim "hazır cevaplardan" biridir. Picasso'nun bu "hazır cevaplılığını" zaman zaman ben de kullanmışımdır. Bir keresinde Akşam Gazetesi'nde hem yönetici, hem de yazar olarak çalışıyordum. Gazetenin ilk aylarında neredeyse "sürekli toplantı" halindeydik. Toplantı sırasında, "Ben bir yazımı yazıp geleyim" der, toplantıdan ayrılır ve yazımı yazardım. Yine böyle toplantıdan çıkıp, yazımı yazdığım ve toplantıya döndüğüm bir gün, o zamanki patronumuz Mehmet Ali Ilıcak, "Can ağabey yazını 20 dakikada yazıyorsun" dedi. Söyleme tarzında bir "baştan savıyorsun" iması vardı. "Hayır!" demiştim, "32 yıl artı 20 dakika." 30 yıllık tecrübe, konusu bulunmuş yazıyı 20 dakikada yazdırıyordu. Gerçek zamanın hangisi olduğu konusunda en güzel örneklerden biri, "Çinlilerin yetiştirdiği bambu ağacı"nın macerasıdır. Çin Bambusu'nun yetişmesi çok ilginçtir. Çinliler bambu ağacını şöyle yetiştirir: Önce bambu ağacının tohumu ekilir. Tohum sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. İkinci yıl başlarken, tohum yeniden sulanıp, gübrelenir ve gerekli özen gösterilir. Bambu ağacı, ikinci yılda da, toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü yıl yine tohum sulanır, gübrelenir ve özenle bakımı yapılır. Fakat tohum yine filiz vermez. Dördüncü yılda da her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat tohum bu yıl da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla, beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler. Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru, bambu yeşermeye başlar ve 6 hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır. Akla ilk gelen soru şudur: Çin bambu ağacı, 27 metre boyuna, 6 haftada mı, yoksa 5 yılda mı ulaşmıştır? Bu sorunun cevabı hiç şüphesiz ki, 5 yıl artı 6 haftadır. Çin Bambusu'nun yetişmesi, insana birçok dersi bir arada veriyor. Başarmak için mutlaka "bir süre" çalışmak gerekiyor. İlk başlarda "başarı" ortaya çıkmasa bile, sonuçta, "başarıya ulaşılacağına inanmak" şart oluyor. Hele Çin Bambusu gibi uzun bir süre sonra sonuç verecek işlerde, kesinlikle "ümitsizliğe kapılmamak" ve "geri dönmeyi" akıldan çıkarmak gerekiyor.
__________________
![]() |
|
Statü: Çevrimdışı
|
|
| Google Reklamları |
|
|
#2 (Kalıcı Bağlantı) |
|
.:shadomania:.
![]() ![]() ![]() ![]() |
Şu çetrefilli ve meçhulü çok tabloda PABLO PİCASSO konulu C. Aksın yazısı bayağı anti depresan etki yaptı. Eline, emeğine sağlık, teşekkürler dostum.Düzenleme: ForumVadisinin kuralı gereği mesajlarınızın tamamını koyu harf modunda yazmayınız. Teşekkürler,iyi paylaşımlar.
__________________
![]() ![]() ![]() ŞEHİT ÇAĞRISI Ben sonsuzluk eriyim, kanımın pıhtısında müntehir kurşun. Cennetin değmediği nerem varsa, ey! hainler gelin bir daha vurun! VatanPerver Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun. Cahit Sıtkı TARANCI
Şu tarihte;06-07-2008,Şu saatte;00:10 egitimci57 Tarafından düzenlenmiştir. |
|
Statü: Çevrimiçi
|
|
|
|
#3 (Kalıcı Bağlantı) |
|
.:shadomania.:
![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
Statü: Çevrimdışı
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Atatürk bugün ne yapmıştı ? [Güncellenecektir] | Handsofrain | Ulu Önder M.K.Atatürk | 402 | 09-06-2008 13:58 |
| Güç AsLında İçimizde | BAMBAŞKA | Geri Dönüşüm Kutusu | 1 | 28-01-2008 00:07 |
| Hayata Dair EL Kitabı | BAMBAŞKA | Kişisel Gelişim | 0 | 27-01-2008 23:32 |
| Namazi Terk Etmenİn 20 Bahanesİ | merve | Geri Dönüşüm Kutusu | 1 | 14-07-2007 12:45 |
| GerÇek | ultrAtolga | Felsefe | 0 | 19-03-2005 16:20 |