|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
|
#1 (Kalıcı Bağlantı) |
|
Baba Sultan
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bilinmelidir ki,korku bir vasıftır. Vasfın cesede yerleşmesi ve istikrar bulması sonucu meydana gelen duruma makam,vasfın cesede oluştuğu durumun süratle geçmesine hal denir. Mesela:yeşilliği bir vasıf kabul edersek,çam ağacındaki durumu makamdır. Zira o yeşilliğini asla değiştirmez yani yeşillik onda süreklidir. Kavlan ağacı ise sonbahara doğru sararıp sonra yapraklarını döktüğü için yeşillik onda hal olarak kalır. İşte havf(Korku)da böyle dir.
İmam Gazali(r.aleyh)havfı şöyle anlatır;kalbin gelecekte hoşlanmadığı bir şeyle karşılaşma düşüncesiyle yanıp üzülmesi demektir. Korku hali;ilim hal ve amelden meydana gelir. İlim,hoşlanmadığın şeye seni sürükleyecek sebebi bilmektir. Bu,tıpkı hükümdara karşı cinayet işleyip sonra eline düşen bir adam gibidir. Bu adam affedilip kurtulmak ümidinde olduğu gibi,suçu nispetinde ceza görüp idam olacağından korkar. Fakat kendisinin ölüm cezasına çarptırılacağı sebeplerin ne derece kuvvetli olduğunu bildiği nispetinde korkusu da fazlalaşır. Bu sebepler,ağır bir cinayet işlemiş olması,hükümdarın kindar,hiddetli ve intikamcı olması,kendisini kurtarabilecek hiçbir kişinin,iyiliğin olmaması gibi şeylerdir. İşte bu hakikatleri bilmesi,akıbetinin iyi olmayacağı düşüncesi,endişesini artmaya korkusunun çoğalmasına sebep olacaktır. Bu sebepler zayıfladıkça kurku da o nispette azalır. İşte ileride tehlike sebeplerini bilmek,kalbin yanıp tutuşmasına sebep olması bu demektir. Tıpkı kulun Allah’u Teala’dan korkması da böyledir ki işte şanı yüce olan Allah’u Teala:”Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size Allah'tan korkmanızı emrettik” buyurmuştur. Denilmiştir ki:Bu ayet-i kerime Kur’an’ın en büyük ayetlerindendir. Zira bütün işlerin üzerinde döndüğü husus;Allah korkusudur. Kul işlediği bir haramdan dolayı,Allah’u Teala’nın kıyamet günü vereceği cezanın şiddetini ve içine düşen olumsuz düşüncelerden o fiilin peşinden kalbine çok şiddetli bir sızı gelir ki,bu durumun herkeste etkisi değişik olur. Zira Allah’u Teala’dan en çok korkan O’nu en iyi bilendir. Zira Rabb’imiz:”Kulları içinde Allah'tan ancak âlimler korkar” buyurmuştur. Bu konuda Peygamber efendimiz(s.a.v):”Hikmetin(Her türlü hayrın) başı Allah korkusudur” buyurarak, gerçekten korkanların marifet duygusu tekamül etmişler olduğunu belirtilmiştir. Madem ki herkes Allah’u Teala’yı bildiği kadar korkuyor,öyleyse korkunun dereceleri vardır. Haşyet,rehbet,vecel,heybet gibi… Haşyet:Saygı ile karışık bir korkudur. Bu korkuya sahip olanlar alimlerdir. Zira yüce Allah:”Kulları içinde Allah'tan ancak âlimler korkar.” buyurmuştur. Peygamber efendimiz(s.a.v)de:” Sizin içinizde Allah`dan en çok haşyet eden ve O’ndan en çok çekinen,benim” Bir başka hadis-i şerifte ise: Ebu Zerr (r.a) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Ben sizin görmediğinizi görür, işitmediğinizi işitirim. Nitekim sema uğuldadı, uğuldamak da ona hak oldu. Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur, her tarafta Allah'a secde için alnını koymuş bir melek vardır. Allah'a yemin olsun, benim bildiğimi siz bilse idiniz az güler,çok ağlardınız, yataklarda kadınlarla telezzüz etmezdiniz,yollara, çöllere dökülür,(belanızı defetmesi için)Allah'a yalvar yakar olurdunuz." buyurmuştur. Ebu Zerr (r.a) ilâve etti: "Keşke sökülen bir ağaç olsaydım." Korku harekettir,Haşyet;çekinme,toparlanma ve huzurdur. Rehbet:Kötülükten kaçmayı düşünmek ve bu yöne yönelmek demektir. Yüce Allah: “Bende rehbet edin,korkunuz sizi bana yöneltsin” Fudayl b. İyaz(k.s) de:”Kulun havf ve rehbeti(Endişe),korkusu ve kaygısı,bilgisi nispetinde olur.” Vecel:Otoritesinden,cezasından veya görmesinden korkulan Zat’ın karşısından korkudan kalbin çarpması,titremesi,ve tüylerin ürpermesidir. Şanı yüce olan Allah:”… Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;” bir başka ayet-i celilede ise:”Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır.Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler” ayetler Allah korkusundan kalpleri ürperen mü’minlerin korku ve ürperti hallerini anlatmaktadır. Heybet:Marifet,saygı ve saygı ile karışık bir korkudur. Bu kategoriye girenler sevenler zümresidir. Mesruk b. Abdurrahim(k.s):”Allah’tan korkmak işi;iman sahibinin,ilim derecesine göredir.” demiştir. Ukayli Menbici(k.s) Havf..Yani korkuyu şöyle tarif eder:“Korku her işin başıdır.. Ama korku şekli,herkeste bir başkadır.Şöyle ki: a)Ariflerin korkusu:İlahi fiil tecellileri arasında bir rahat arzusu beslemek..İşte bundan korkarlar. b)Velilerin korkusu:Bir emr-i ilahinin icrasında nefsani bir korku duymak, Bundan da çok korkarlar.. c)Müttekilerin korkusu: Halka bakarken;nefislerine,bir payın çıkmasıdır.. Baktıklarına hak için bakarlar..Bunun aksi onları çok korkutur.” Korkanda öyle bir yangın oluşur ki,bütün bedenini kaplar,rengi sararır,feryad’u figan eder ve sürekli ağlar. Azaları isyandan çekilir,geçmişi telafi için ibadet ve taata bağlanır. Yahya b. Muaz(k.s) bu durumu şöyle anlatır:“Allah korkusu,kalpte bulunan bir ağaç olup semeresi dua ve niyazdır. Bu korku kalpte yerleşince,bütün organlar itaat edip dinin davetine icabet eder ve günahlardan uzaklaşırlar.” demiştir. Korku hali zuhur edince;şehvetler kırılır,zevkler izole edilir,dün güzel gelen şeyleri çirkin görmeye başlar. Hayru’n-Nessac(k.s)bu hali şöyle anlatır:”Havf,Allah’ın bir kamçısıdır,edepsizliği huy haline getirenleri onunla düzeltir.” Korkunun sayesinde azaları terbiye ve nefsi muhafaza etme hali hasıl olur ki; Ahmed b. Asım Antaki(k.s):”İnsanlar içinde en fazla kurtuluş ümidini taşıyan kimse olarak ”Olmaya ki kurtulamam”,diye nefsi hakkında en fazla korkan şahsı gördüm. Keza insanlar içinde en çok mahvolmaktan korkan kimse olarak,nefsine en ziyade güvenen şahsı buldum. Yunus(a.s)’a baksanıza! “Hak Teala beni azarlamaz”,zannettiği için ceza ile karşılaştı.” Fudayl b. İyaz(k.s)ise:”Bir kimsenin kalbine Allah korkusu yerleşti mi,dilinde işe yaramaz bir söz bulunmaz. Bu korku dünya sevgisini ve arzusunu yakar,dünyaya rağbet etme halini gönülden dışarı atar.” demiştir. Bunun sonucunda kul öyle bir duruma gelir ki Allah korkusu,O’na kulluk yapmaya sevk eder. İşte bu durumu Muhammed Ali b. Tirmizi(k.s)şöyle değerlendirir:”Her kim,bir şeyden korkarsa,ondan kaçar,her kim Allah’tan korkarsa O’na(doğru)kaçar.” İmam Gazali Korkunun mü’minlerde iki makamda gerçekleştiğini belirterek şöyle der:” Biri azabından korkmaktır ki,umum mü’minlere ait olan korku,Cennete,Cehenneme; bunların itaat ve isyanın karşılığı olduğuna inanmaktan doğar. Bu korkunun zayıflaması, gafletten ileri gelir. Gaflet;öğütle,sohbetle kıyametin dehşetli ahvalini,çeşitli azaplarını düşünmekle gider. Daha yükseği olan ikinci korku ise,korkulanın bizzat Allah olmasıdır. Yani Allah’a yakın olmayı uman kulun,O’ndan uzak kalmaktan korkmasıdır.” Bilinmesi gerekir ki,reca(Ümit)de bir vasıftır. Gelecekte beklenen hoşa gidecek ve gönlün arzu ettiği şeye havf(ümit)denir. Fakat beklenilen bu sevgilinin bir sebebi olması lazımdır. Eğer gerekli sebeplerin çoğu hazırlanmış olarak bekleniyorsa buna reca denilir. Fakat sebepler tamamlanmamış karmakarışık ve bozuk olduğu halde sevgiliyi beklemeye reca adını vermekten ziyade ona aldanma ve ahmaklık adını vermek daha uygun düşer. Şayet beklenilen sevimli şeyin sebeplerinin varlığı veya yokluğu bilinmiyor ve karanlığa gidiliyorsa,buna ve bunu beklemeye reca ve ümitten daha ziyade temenni ve dilek denir. Çünkü be,sebepsiz bir bekleyiştir. Anlaşılacağı üzere reca ile temenni ayrı ayrı kavramlardır. Her ne kadar her ikisinde de beklenilen şey arzu edilen ise de reca da;sonuca etki edebilecek sebeplerin kendi iradesi dahilindeki işleri yerine getirdikten sonra,arzu ettiği sonucu beklemektir. Bundan sonra hasıl olacak sonuç,Allah’ın lütuf ve iradesine bağlıdır. KAYNAKLAR: -A’raf suresi ayet-172 -Zariyat suresi ayet-56 -Meryem suresi ayet-36 -Enbiya suresi ayet-25 -Hud suresi ayet-26 -Nisa suresi ayet-36 -Meryem suresi ayet-65 -Hud suresi ayet-123 -Zümer suresi ayet-11 -Hicr suresi ayet-99 -İmam Gazali,İhyau’ulumid-din,IV,286 -Nisa suresi ayet-131 -Fatır suresi ayet-28 -Beyhaki,Şuaybu’l-İman,I,471;Suyuti,el-Camiu’s-Sağir,I,170No:4361;Keşfu’l-hafa,I,570 -Fatır suresi ayet-28 -Buhari,Nikah,1;Müslim,Siyam,74-79;Ebu Davud, Savm,39;Muvatta,Siyam,9;Hanbel,Müsned,VI,67-122 -Tirmizî, Zühd 9, (2313); İbnu Mâce, Zühd 19, (4190) -Bakara suresi ayet-40 -Feridüddin Atar,Tezkiretü’l-Evliya,I,118 -Mü’minun suresi ayet-60 -Enfal suresi ayet-2 -İmam Şarani,et-Tabakatü’l-Kübra,I,88 -İmam Şarani,et-Tabakatü’l-Kübra,II, 487,488 -Feridüddin Atar,Tezkiretü’l-Evliya,I,364 -Feridüddin Atar,Tezkiretü’l-Evliya,II,134 -Feridüddin Atar,Tezkiretü’l-Evliya,II,7-8 -Feridüddin Atar,Tezkiretü’l-Evliya,I,118 -Feridüddin Atar,Tezkiretü’l-Evliya,II,118 -İmam Gazali,İhyau’ulumid-din,IV,289
__________________
Tarihin derinliklerinden engin yarınlara bir sevgidir, selamdır Semerkand. Herkesin yüz çevirdiği insanlara, son ana kadar ümittir Semerkand. Yargılamak, sorgulamak değil, sarıp sarmalamak, kucaklamaktır Semerkand. Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek ve bunu hizmet ile ispattır Semerkand. Bilim adına maddeyi, madde adına bilimi putlaştıranlara mananın hürriyetini sunmaktır Semerkand. Günahkara değil, günaha düşmanlıktır Semerkand. Sen ben değil, onun için bizdir Semerkand. Kıbleye dönüvermiş nurani bir yüzdür Semerkand. Gönüllerde aşk için yanan közdür Semerkand. Hakikati gören gözdür Semerkand. Cehalet yaprağını döken güzdür Semerkand. Dostun bize söylediği sözdür Semerkand. ![]() |
|
Statü: Çevrimdışı
|
|
| Google Reklamları |
|
|
#2 (Kalıcı Bağlantı) |
|
Gelecek Vaad Eden Bir ForumVadisi Üyesi
![]() ![]() |
Peygamber efendimiz(s.a.v)de:” Sizin içinizde Allah`dan en çok haşyet eden ve O’ndan en çok çekinen,benim”
Bir başka hadis-i şerifte ise: Ebu Zerr (r.a) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Ben sizin görmediğinizi görür, işitmediğinizi işitirim. Nitekim sema uğuldadı, uğuldamak da ona hak oldu. Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur, her tarafta Allah'a secde için alnını koymuş bir melek vardır. Allah'a yemin olsun, benim bildiğimi siz bilse idiniz az güler,çok ağlardınız, yataklarda kadınlarla telezzüz etmezdiniz,yollara, çöllere dökülür,(belanızı defetmesi için)Allah'a yalvar yakar olurdunuz." buyurmuştur. |
|
Statü: Çevrimdışı
|
|
|
|
#3 (Kalıcı Bağlantı) |
|
Foruma Erişimi Yasak
![]() ![]() ![]() |
Korku Hissi bir nimettir.Çünkü insanın tehlikelerden uzak durmasını sağlar.
Örneğin yolda giden bir kör e ilerde çukur var düşeceksin dediğimizde o tehlikeyi algılayıp korkarsa kendisi için iyi bir davranış yapmış olur. Yoluna devam ederse korkmamış olur ancak sonuçta kendisi zarar görür. Bizi uyarana Hamd olsun. |
|
Statü: Çevrimdışı
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Korku Nedir? | spowny | Psikoloji | 2 | 04-03-2008 22:54 |
| ümit Karan Savaşi!... | M`Shinoda | Galatasaray | 0 | 29-06-2007 14:23 |
| Dört dörtlük Ümit Karan! | GODFATHERR | Galatasaray | 0 | 12-02-2007 15:19 |
| Ibadetleri Hangi Ruh Hali Ile Yapmali? | nakkash | İslamiyet | 0 | 10-02-2007 09:06 |
| ümit Ve Korku Hayat Dengemizdir | nakkash | İslamiyet | 1 | 14-12-2006 17:38 |