Anasayfa Kullanıcı Kontrol Paneli Kullanıcı Listesi Takvim Üye Ol/Register  
Language Yeni Mesajlar Yanıtlanmamış Konular Vadi Blog Zirvedekiler Referanslar Üye Atlası Reklam Yönetim
 


Geri Dön   ForumVadisi > Din ve Ahlâk > Din ve Ahlâk > İslamiyet
ForumVadisi Kuruluşunun 3.Yılında, Hep Aynı Tadında! 'Boğulmayayım diye annem yüzme öğretti' Cinsel sorunlar çiftlerde huzur bozar 115 ton domatesle savaş 20 derece sıcaklık insanı verimli kılar! Minik bebeğinizi çok fazla öpmemelisiniz Ahırdaki 50 at selde telef oldu Akşam saatlerinde arılara dikkat edin! Erkekler de yüz peeling'i yapmalı! Önerdiği 100 şeyi yapamadan öldü Zehirlenmelerin yüzde 90'ı evde meydana gelir! Hintli traktör üreticisi Türkiye'de Sosyalist Parti liderliğine gay aday Brown'a suikast planlayan tutuklandı Yabancı sermaye kaçıyor, Rus borsası çakılıyor Coca-Cola satışlarını % 18 artırdı Kaddafi hakkında tutuklama kararı Başbakanlığı yine bastılar Uluslararası dolandırıcıları bir Türk işadamı yakalattı Artık aynı takımdayız "Rusya Avrupa'nın sınırlarını zorluyor" Kafkaslar'da krizin tansiyonu yükseliyor MAN, 250'nci yılını çalışanları ile birlikte kutladı "PTT'nin kargosu özelleşirse ilgileniriz" Öğrenme alışkanlığı nasıl belirlenir ? Abdi İbrahim dünyanın 96'ncı büyük ilaç şirketi Kuyudaki üç cesetten biri öğretmene ait çıktı Zemzem suyu taşıma işi yattı İslamcılık yolsuzlukla bütünleşti Düğünde çıkan kavgada iki kişi hayatını kaybetti ABD petrolü 119 $'a yükseldi Erdem ailesinden tek kişi kaldı Kandıra sahilinde şüpheli variller! Uykusuzluğun uzun vadeli etkileri Rus tankları borsada Enka ve Anadolu Efes'i de vurdu Anne terk etti, baba istemiyor Hollandalı turistler, sekiz saat rötarla Bodrum'da Sanayici isyanda: Faizden bunaldık vergi ve istihdam yükü ağır geldi Ramazan'da süt için! Kundakçının evi ve işi yok 'Sabıkalı model' kalkışta arızalandı uçakta panik çıktı Katiline kapıyı karısı araladı Kadınlara 4 yıl erken emeklilik fırsatı İkinci 500 de abileri gibi kurlardan kazandı Yeniden "Hızlı ve Öfkeli" Tekmeyle kocasını öldürdü iddiası Kayıp bir Atatürk belgeseli daha var 22 kamyon banknot para 2009'da piyasaya çıkacak Son anda fark edildi Hayat kadını PKK'yı karıştırdı MEHMET BARLAS...Bazen kesin tutum belirlememek de doğru bir politikadır... ERDAL ŞAFAK...Hatırladınız mı? ENGİN ARDIÇ...Bu mudur yani? Budur yani. Yerli James Bond hayatını kaybetti Asker kardeş PKK'lı ağabeyin cenazesinde Kahraman toprağa verildi Keneye karşı ATOM KARINCA Gta <Sun Andreas stunt??? MAHMUT ÖVÜR....AK Parti'nin 'yerel irade' sınavı Havaalanında gerçek gibi yangın tatbikatı 14 yaşında kızı zorla evlendirdiler Bağış: Hikâye anlatılıyor Başbakan'a şarkı SÖYLEMEM İlsever Meclis'e başvurdu Önce kahvaltı sonra 'bomba' Kıbrıs'ta feribot tartışması Başkanın A Takımı ilçede korku salıyor Rusya, Türkiye'yi UYARDI Gül: Yeminime sadık kaldım, vicdanım rahat İşçisi yatalak oldu patron 'Çalış' diyor Sünnette cömert, vergide cimri 'Eşimi istifaya zorluyorlar' Başbuğ ve Koşaner'den mesaj bombardımanı PKK'nın karakutusu Paris'te sorgulandı Japonya'da 10 Milyon PSP satıldı Far Cry 2'nin yeni oynanış videosu (Konsol için) Far Cry 3 geliyor! Lakatus: Şampiyonlar Ligi Artık Hayal Değil, Gerçek Monza testler 1.gün - İlk günün en hızlı ismi Massa BMW'den Heidfeld'e ciddi uyarı Dennis: 'Hamilton F1'in en iyi sürücüsü' Massa: '1 numara değilim ama şampiyonluğu kazanabilirim' Whitmarsh: 'Kovalainen artık daha rekabetçi" Katalınıc: Kaybedeceğimiz Bir Şey Yok Renault ve BMW turbo motor istiyor Sağlam: Turu Geçmek İstiyoruz Ferrari, McLaren'in sistemini deniyor! grup 84 K.G.B albümü Şampiyonlar Liginde kimlerle Eşleşmek istersiniz Şimdi DinLenmeye Gidiyorum... HoşçakaL... GüzeL Dünyam... Aşk ; Farkına Varmak .. |---KaLan mı Üzülmeli Yarım Bırakan İçin---| ÖSS Puan Türünüze Göre Meslekler ve Açıklamaları [NTVMSNBC | Haberler] Büyükanıt: Montrö'ye aykırı durum yok [NTVMSNBC | Haberler] Diyarbakır'da 20 kilogram patlayıcı Bebeğiniz katı yiyecekleri reddediyorsa Yumuşak Oyuncak Koltuklar... Nasıl AK olunur?? Gen tedavisi işitme kaybına umut 8 yaşında paylaşmayı öğreniyorlar Tarihte Bugün: 28 Agustos
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 08-08-2008, 20:22   #1 (Kalıcı Bağlantı)
Foruma Erişimi Yasak
 
Portillo_ Kullanıcısının Avatarı
 

Zaman'ın Yaratılışı

BİR ANLIK SONSUZLUK
Ümit Şimşek


HERŞEYİN bir başlangıcı var—zamanın da. Âlemlerin Rabbi “Ol” emriyle kâinatı var ettiğinde, herşeyle beraber zaman da var oldu. Ondan öncesine gelince...
Ondan “öncesi” yoktu. Çünkü ondan “önce” zaman yoktu. Zamanın mevcut olmadığı bir “zamanda” ise, ancak zamanı Yaratandan söz edilebilir. Ondan başka herkes ve her varlık şu veya bu ölçüde zamanın sınırlarıyla kayıtlı bulunduğuna göre, Onun zamandan münezzehiyeti nasıl birşeydir, bunu idrak etmemiz hiçbir şekilde mümkün olamaz. Fakat birşeyi idrak etmek başka şey, varlığını bilmek ise daha başka birşeydir. Meselâ ışık hızıyla yol almanın nasıl birşey olduğunu bilemeyiz, ama gözümüze Güneşin ışığını getiren fotonların o hızla yol aldığını biliriz. Güneşin merkezindeki sıcaklığı bizzat tecrübe etmemiş olmamız, orada 15 milyon derecelik bir hararetin bulunduğunu bilmemizi engellemez. Zamanın Yaratıcısında bulunması gereken ezeliyet sıfatını, yani zamandan sonsuz derecede münezzehiyeti idrak edemeyişimiz de bu sıfatın varlığını kesin olarak bilmemize engel teşkil etmez. Çünkü zaman varsa, onu yaratan da vardır. Onu yaratan ise, yarattığından münezzehtir. Zamanı yaratan, aynı zamanda herşeyi birden yaratan ve herşeyi birden hükmü altında tutandır; çünkü herşeyi bu zaman denen esrarengiz kanuna tâbi kılmıştır.

Zamanın yaratılmış olması, aynı zamanda, kaderin varlığını da açık seçik gözlerimizin önüne serer. Çünkü gözümüzün önündeki herşey harikulâde bir plânla yaratılmıştır. Herşey plânlı yaratılırken herşeyi hükmü altına alan zaman nasıl plânsız kalabilir? İncir çekirdeğinde nasıl incir ağacının programı saklıysa, zaman denen çekirdekte de tesiri altındaki herşeyin programı saklanmıştır. Kısacası, zaman, İlâhî kaderin bir tezahürüdür ki, onu Yaratanın ezelî ilmiyle takdir edilmiş, ezelî iradesiyle şekillenmiş ve ezelî kudretiyle yoktan var edilmiştir.

Zamanı önü ve arkasıyla, geçmişi ve geleceğiyle, öncesi ve sonrasıyla kuşatan ezeliyet, eğer Allah’tan başkasında mevcut olsaydı, “yaratılmaya muhtaç olmayan ve varlığı zorunlu bulunan” başka bir varlıktan daha söz etmek gerekirdi. Öyle bir varlığın ise eseri mutlaka kâinatta görünürdü. Fakat Allah’ın yarattığından başka birşeyi Allah’ın yaratışı gibi yaratan birinin varlığını tarih boyunca kim görmüş, kâinatın neresinde veya başka hangi kâinatta göstermiştir? Eğer Firavunlar ve Nemrudlar bu iddialarında haklı olsalardı zamanın hükmü altında toprak olup gitmezlerdi. Eğer Darwin’in “evrim, mutasyon ve doğal ayıklama” adını verdiği ilâhlarında böyle bir özellik ve güç var idiyse, bu ilâhlar dünyanın yaratılışından önce neredeydi? Ve Dünyadan başka bir yerde bunların hükmü neden geçmiyor? Yahut bunlar Big Bang’ın ilk 1/100’üncü saniyesinde hangi cehennemdeydi? Eğer o zaman mevcut olmayıp da sonradan ortaya çıktılarsa kim onları var etti? Veya kâinatın yaratılışından sonra 10 milyar sene bekleyip hazır bir dünya bulduktan sonra ancak iş başına geçebilen bu zavallı “yaratıcılar,” zamanın hükmü altında bu kadar çaresiz oldukları halde hiç yoktan bir sinek yaratacak gücü nereden, nasıl, hangi kuvvetle ele geçirdiler?

Kısacası, kâinatta herşeyi herşeyiyle yaratan bir Sanatkârın varlığına ne kadar delil varsa, yaratıcılığın ve ezeliyetin Ondan başkasına yakışmadığını ve yanaşmadığını gösteren o kadar delil vardır. İşte bizim ezeliyeti anlamamızın imkânsızlığı da buradan kaynaklanmaktadır. Çünkü ezeliyet dediğimiz zaman, Âlemlerin Rabbinden başka hiç kimsede bulunmayan bir sıfattan söz ediyoruz.


BİR DÜŞÜNELİM: Dünya üzerinde yaşadığını farz ettiğimiz iki boyutlu hayalî bir canlıya, bir küre üzerinde bulunduğunu nasıl anlatabilirdik? Eğer bu canlıyı aynı yönde hareket ettirip de sonunda başladığı noktaya vardırmış olsaydık, bu “hokus pokusun” nasıl gerçekleşmiş olduğuna akıl erdirebilir miydi? Yahut onun etrafına bir daire çizip de bu daireyi “üzerinden” aşmanın mümkün olduğunu ona gösterebilir miydik? Şu kadar var ki, bu hayalî iki boyutlu canlıya göstermek istediklerimizi, onun bildiği şeylerle benzerlik kurarak tarif etmek mümkündür. Meselâ küreyi daireye benzetebilir, dairenin çevresinde dolaşır gibi kürenin etrafından dolaşılabileceğini anlatmaya çalışabiliriz. Yahut düz bir hattın etrafından onu dolaştırıp, sonra da “Bu çizginin etrafından nasıl iki boyut sayesinde dolaşıyorsan, bir üçüncü boyut sayesinde de dairenin üzerinden atlayıp dışarı çıkabilirsin” diyebiliriz. Eğer bu açıklamaları yeteri kadar açıklıkla yapabilirsek, bu hayalî iki boyutlu canlının da üçüncü boyutu idrak etmesini değilse bile varlığını anlamasını bekleyebiliriz.

Allah’ın sıfatlarından söz ederken ise, bizim idrâkimiz haricindeki bir boyuttan değil, her türlü boyutun sonsuz derecede üzerinde bulunan ve sadece Ona has olan bir mevkiden söz ettiğimizi unutmamalıyız. İşte Kur’ân ve Hadis, insan düşüncesini soyut düşüncenin en üst mertebelerine çıkarırken, yukarıda verdiğimiz örneğe benzer bir şekilde, bizim anlayabileceğimiz örnekleri önümüze serer ve bu örneklerden gereken dersi çıkarmamızı bekler. Meselâ, Yirmi Altıncı Sözde zikredildiği gibi, ezeliyet, hadis-i şerifte “yukarıdan bakan ve karşısındaki herşeyi birlikte gören bir aynaya” benzetilmiştir. Artık bizim için gereken, zamanı geçmiş ve geleceğiyle birlikte zaman dışından seyretmenin nasıl birşey olduğunu anlamaya çalışmak değil—çünkü bu bütünüyle idrakimiz dışındadır—fakat mekân itibarıyla yapılmış ve zamana uygulanmış bir benzetmenin ışığı altında, ezeliyetin ne olduğunu bilmektir. Yani, yukarıdan tutulan bir ayna—veya bugünün teknolojisi ile bir uydunun objektifi diyelim—karşısındaki herşeyi birden nasıl görebiliyorsa, zamandan münezzeh olan Ezel ve Ebed Sultanı da, bütün zamanları her hâliyle ve her ânıyla her an öylece nazarında tutar diyebilmektir.

Bu sırrın anlaşılmasıyla, pek çok sır da aydınlığa kavuşur. Meselâ “Allah kâinatı yaratmadan önce ne yapıyordu?” şeklindeki soruların anlamsızlığı ortaya çıkar. Çünkü sorudaki “önce” kelimesi, zamana mahkûm olan biz yaratılmışları sınırlamaktadır; zamandan münezzeh olan ve ezelî kelâmında âhiret âleminin binler sene sonraki hâdiselerinden geçmiş zaman kipiyle söz ederek bu münezzehiyetinin açık işaretlerini bize gösteren Âlemlerin Rabbi için ise, önce, sonra, dün, yarın gibi sınırlamalar tasavvur olunamaz.

Bunun gibi, zamanın uzunluğu ve kısalığı gibi ölçüler de sadece biz zaman mahkûmları için bahis konusu olan sınırlamalardır. Biz bu sınırlar içinde düşündükçe, kâinat içinde Dünyanın yaratılışı için 10 milyar sene, Dünya üzerinde insanın yaratılışı için 5 milyar sene geçmiş olmasına bir anlam veremeyiz. Halbuki, tek bir nefsi diriltmekle bütün kâinatı yaratmak arasında Allah’ın sınırsız kudreti itibarıyla hiçbir fark bulunmadığı gibi, bir ân ile milyarlarca sene arasında da Onun ezeliyeti itibarıyla bir fark yoktur. Başka bir deyişle, kâinatı yarattıktan sonra insanı Dünyaya göndermek için Allah 15 milyar sene beklemiş değildir; kâinatın ilk ânı da, ebediyet âlemlerinin en uzak köşeleri de zaten Onun nazarında beraberdir. Kaldı ki, kâinatın ve insanın yaratılışı arasında geçen zamanın hiçbir ânı ve kâinatın hiçbir köşesi, hiçbir zaman Onun ezelî isimlerinin tecellîlerinden nasipsiz kalmamıştır. “O her an bir tasarruftadır”1 âyet-i kerîmesinin hükmünce, Onun her mahlûkuna ve zaman denen mahlûkunun da her safhasına lâyık nice tecellîleri vardır!



ALLAH’IN ezelî nazarında bir ân ile sonsuzluğun hiçbir farkı bulunmadığını bilmenin en tatlı meyvesi ise, “Onun nazarına bir an arz olunmanın” mânâsına ulaşabilmektedir. O mânâyı bütün ruhuyla tatmış ve bütün hayatı boyunca her an o mânânın zevkini çıkarmış ve keyfini sürmüş olan birisine, bütün hayatının meyvesini öyle bir “an” için bir çırpıda feda edivermekten daha lezzetli birşey yoktur:

“Hem o şuur-u îmânî ile, netice-i hayatım ve sebeb-i saadetim ve vazife-i fıtratım olan Resâil-i Nur dahi zıya’dan [kaybolmaktan], mahvdan, faydasız kalmasından ve manen kurumasından kurtulmalarını ve meyvedar, bakî kalmalarını o intisâb-ı îmânî ile bildim, hissettim, kanaat getirdim; kendi bekamın lezzetinden çok ziyade bir manevî lezzet duydum, tam hissettim. Çünkü, îmân ettim ki, Bâkî-i Zülkemâlin bekası ve varlığı ile Resâilü’n-Nur yalnız insanların hafızalarında ve kalplerinde nakşolmuyor; belki hadsiz zîşuur mahlûkatın ve ruhanîlerin bir mütalâagâhları olmakla beraber, rızâ-i İlâhîye mazhar ise, Levh-i Mahfuzda ve elvâh-ı mahfuzada irtisam ederek sevap meyveleriyle tezeyyün eder. Ve bilhassa Kur’ân’a mensubiyeti ve kabul-ü Nebevî ve inşaallah marzî-i İlâhî cihetiyle, bir anda vücudu ve nazar-ı Rabbâniyeye mazhariyeti, umum ehl-i dünyanın takdirinden daha ziyade kıymettar bildim.”2

İşte bu sır içindir ki, Şâhid-i Ezelînin nazarına arz olunmak, her varlığın en birinci ve en yüce yaratılış gayesidir.

Bu sır içindir ki, Onun nazarında bir an sonsuzluk olur; Onun rızâsına mazhar bir küçücük hal ve bir kısacık zaman, ebedî Cennet âlemlerinden daha yüksek bir mevki alır.

Bu sır içindir ki, bir ömür boyu çabalamakla elde edilemeyen bir mertebeye bazan bir anda ulaşılır.

Yine bu sır içindir ki, bu minik gezegen üzerindeki bir fânî varlığın fânî ömründen bir kısacık âna sığan ve kendisinin bile çoktan unutup gittiği bir söz, bir hareket, bir tefekkür, Ezel ve Ebed Sultanının ne ilminden, ne nazarından hiçbir zaman hiçbir şekilde uzak kalmaz da, sahibini ebedî bir vuslata mazhar eder.

Bu sırrı bir kere yakaladı mı insan, gözünde ne halkın alkışları, ne dünyanın şaşaası, ne tarihin şan ve şerefi, ne de kâinatın birkaç milyar senelik fânî ömrü kalır! Çünkü bir kısacık ân içinde Âlemlerin Rabbiyle ebediyen beraberdir o.

Ömürleri içinde o kısacık ânı yakalayabilenlere müjdeler, olsun!




1. Rahman Sûresi, 29.

2. Şualar, s. 51.


[Linkleri sadece üye olanlar görebilmektedir. ]
Statü: Çevrimdışı
 
Alıntı Yaparak Cevapla
Google Reklamları
Cevapla

Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Birşeyler Unuttuk Zamanın Kalbinde kardelen Aşk Bölümü 0 29-04-2008 15:18
Çizilirmi ki zamanın resmi kardelen Aşk Şiirleri 2 28-04-2008 21:46
ÇiziLir miydi Zamanın ReSmi??? fLy Aşk Şiirleri 0 07-12-2007 05:25
Türkçe İle İlgili Geniş Bilgiler kardelen Edebiyat 11 30-10-2007 15:24
Çizilir miydi zamanın reSmi ?? fLy Geri Dönüşüm Kutusu 0 17-10-2007 23:28

ForumVadisi vBulletin yazılımı kullanmaktadır.
Yazılımın tüm hakları ©2000 - 2007, Jelsoft Enterprises Ltd.'e aittir.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0
Site üzerindeki yapılandırma ve içeriğin tüm hakları ©2005 - 2007 ForumVadisi'ne aittir.
Bilgi için:info@forumvadisi.com




[Çıkış: 76.33 Kb. Sıkıştırıldıktan Sonra: 74.44 Kb. Tasarruf: 1.90 Kb. (2.48%)]